Karanlık bir oda, dış dünyayla bağınızı kesen kulaklıklar ve ekrandan yüzünüze vuran o tekinsiz, soluk ışık... Oyun dünyasının en güçlü yanlarından biri, bizi güvenli koltuğumuzdan alıp kâbusların tam ortasına bırakabilmesidir. Bir film izlerken “Sakın o kapıyı açma!” diye bağırabilirsiniz ama bir korku oyununda o kapıyı açmak zorunda olan kişi bizzat sizsiniz. Adrenalinin tavan yaptığı, kalp atışlarınızın kulaklarınızda yankılandığı o anlar, bu türün tutkunları için paha biçilemezdir.
Kimi zaman elinizde bir silahla zombilere meydan okuduğunuz, kimi zaman ise çaresizce bir dolabın içine saklanıp tehlikenin geçmesini beklediğiniz gerilim dolu anlara hazırsanız, ışıkları kapatın. Sizler için atmosferi, hikâyesi ve yaşattığı saf korku ile oyun tarihine adını yazdıran, en korkunç oyunlar listesini hazırladık. Kime sorsanız dünyanın en korkunç oyunu farklıdır; kimisi için bir akıl hastanesi, kimisi içinse uzayın derinlikleridir. Gelin, en korkunç korku oyunları arasında bir yolculuğa çıkalım ve bu dijital kâbuslara yakından bakalım.
Psikolojik korku denince akla gelen ilk isim olan Silent Hill 2, yenilenen yüzüyle (Remake) kâbusu modern grafiklerle tekrar yaşatıyor. James Sunderland’in, ölen eşinden gelen bir mektup üzerine o sisli kasabaya dönüşünü konu alan yapım; canavarlarla, ana karakterin bilinçaltındaki suçluluk ve travmalarla sizi savaştırıyor. Hem görsel tasarımıyla en güzel korkunç oyunlar arasında zirveye oynayan hem de özellikle oyunun ilk kısımlarında atmosferiyle ezen yapım; yoğun sis efektleri, paslı metal sesleri ve efsanevi Pyramid Head ile unutulmaz bir deneyim sunuyor. Bu “güzel” kâbusu takılmadan yaşamak ve o sisin içindeki detayları görebilmek için güçlü bir ekran kartı şart. Unutmadan, oyunun Akira Yamaoka imzalı OST’sinin yenilerek yeni oyunda da kullanıldığını belirtelim.
Bir akıl hastanesine, elinizde sadece pili bitmek üzere olan bir kamerayla girdiğinizi hayal edin. Outlast, oyuncuyu “avcı” değil “av” konumuna sokarak dünyanın en korkunç korku oyunları listesinde kendine sarsılmaz bir yer edindi. Karşınızdaki tehlikelere karşı savaşma şansınız yok; tek yapabileceğiniz koşmak, saklanmak ve kameranızın gece görüş moduyla karanlığı delmeye çalışmak. Yeşil, grenli kamera ekranından size doğru koşan delileri gördüğünüzde hissettiğiniz çaresizlik, Outlast’ı dünyadaki en korkunç oyun adaylarından biri yapıyor. Unutamayacağınız jump scare’lere hazır olun!
“Uzayda çığlığınızı kimse duyamaz.” mottosunun hakkını sonuna kadar veren Alien: Isolation, düşman yapay zekâsı tasarımıyla bir başyapıt. Oyundaki Xenomorph (Alien), belli bir rotada devriye gezen sıradan bir düşman değil; sizi dinleyen, hareketlerinizi öğrenen ve nihayetinde sizi avlayan zeki bir organizma. Havalandırma boşluklarından gelen sesler ve hareket dedektörünün gerici sesiyle en korkunç pc oyunları dendiğinde akla ilk gelenlerden biri. Bu oyunda hayatta kalmak için sadece refleksleriniz kadar soğukkanlılığınız da çok önemli.
Resident Evil serisi, aksiyona kaydığı yılları geride bırakıp köklerine, yani saf korkuya bu oyunla döndü. Baker ailesinin köhne malikânesine adım attığınız ilk andan itibaren üzerinize çöken o “iğrenme ve korku” karışımı his, serinin hayranlarını mest etti. Hatta öyle ki, oyunun geliştiricileri, gelen geri bildirimler üzerine “Şey, biz bu oyunu galiba biraz fazla korkunç yaptık.” minvalinde açıklamalar bile yaptılar. Tam da bu nedenle Resident Evil 8, korku tarafında bir geri adım sayıldı. Birinci şahıs kamerasına geçiş, korkuyu çok daha kişisel ve yakın hissetmenizi sağlıyor. Özellikle yüksek çözünürlükte ve akıcı kare hızlarındaki en korkunç oyunlar, PC platformunda gerçek potansiyelini ortaya koyuyor. RE7, modern klasikler arasında kesinlikle anılmayı hak ediyor.
Modern korku oyunlarının atası sayılabilecek Amnesia, oyuncuya hem fiziksel hem de zihinsel bir tehdit sunuyor. Karanlıkta kalmak, canavarlara bakmak veya açıklanamayan olaylara şahit olmak karakterinizin akıl sağlığını bozuyor. Görüşünüz bulanıklaşırken diş gıcırdatma sesleri arasında o karanlık kaleden kaçmaya çalışmak gerçekten sağlam sinirler gerektiriyor. Amnesia, birçok otoriteye göre hâlâ dünyanın en korkunç oyunu unvanını kimseye kaptırmış değil. Hatta korkunçluğu nedeniyle yarıda bırakılan yapımların başında geliyor.
Korku genellikle yalnız yaşanır ama Phasmophobia, “korkuyu paylaşarak azaltma” (veya çığlık atarak artırma) deneyimini vadediyor. Arkadaşlarınızla birlikte hayalet avcıları olarak girdiğiniz perili evlerde, ses tanıma teknolojisi sayesinde hayaletle “konuşmak” zorunda kalmak, oyunun en ürkütücü yanı. Siz “Burada mısın?” diye fısıldarken, arkadaşınızın koridorun sonunda aniden susması, oyunun atmosferini zirveye taşıyor.
Korku oyunlarının en büyük silahı atmosferdir. Tam o en gerilimli anda, bir kapı gıcırtısında veya canavarın üzerinize atladığı saniyede bilgisayarınızın kasması, fps düşüşü yaşaması veya kaplamaların geç yüklenmesi, tüm büyüyü bozar ve sizi oyunun dışına iter. Karanlık koridorlardaki ışık-gölge oyunlarını, sis efektlerini ve yüksek çözünürlüklü detayları hakkıyla deneyimlemek için güçlü bir oyun bilgisayarı şart.
%100 Türk sermayesi ile kurulan Atom Bilişim, korku dolu gecelerinizde teknik sorunlarla boğuşmamanız için yanınızda. Yüksek performanslı Turbox ve Dragos serisi oyuncu bilgisayarı modelleri; güçlü işlemcileri, RTX serisi ekran kartları ve hızlı SSD’leri ile size kesintisiz bir gerilim vadediyor. Üstelik hayalinizdeki sisteme ulaşmak sandığınızdan daha kolay! Atom Bilişim’in her hafta düzenlediği ve büyük fırsatlar sunan ATOMZONE indirimlerini takip ederek bu oyunları en yüksek ayarlarda oynatacak canavarlara avantajlı fiyatlarla sahip olabilirsiniz. Işıkları kapatın, kulaklığınızı takın ve Atom Bilişim güvencesiyle korkunun derinliklerine dalın!